Kayıtlar

2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

BORNOVA MUSEVİLERİ

Resim
Bu günkü hükümet konağının arkasında ALGRANTİ ailesi tarafından yaptırılan yine aynı isimli bir sinagog bulunmaktaydı. Yine diğer bir sinagog (havra) Levi sinagogu idi. Toplamda Bornova merkezinde iki adet sinagog bulunmakta idi ise de ikiside günümüze ulaşmamıştır. Amerikan vatandaşı ve Varlıklı iş adamı Alexander Sidi tarafından, satın alınarak 20 Nisan 1880 yılında yaptırılmış küçük musevi mezarlığı bu cemaatin ölülerine hizmet veriyordu. Sidi, Gabbai ve Taranto aileleri başta olmak üzere Bornova musevilerinin fertlerinin ebedi ikametgahı olan bu ufak mezarlıkda 1882, 1911, 1914, 1922, 1930, 1945, 1950'li yıllara ait mezarlar bulunuyor. 1960'lara kadar kullanılmıştır. Şimdi harap bir vaziyetteki bu mezarlık Bornova Musevilerinden kalan tek belirgin hatıradır ve korunması gerekmektedir. Fakat şu an doğadan çok insanların saldırısından yorgun düşmüş bir biçimde beklemekte.

BORNOVANIN KAYBOLAN EVLERİ

Resim
Bornova meydanının insan ve araç trafiğinden bir anda kendinizi kaymakamlığın arkasındaki ara sokaklardan birisine atarsanız, yavaş yavaş bambaşka bir Bornovaya adım atarsınız, birbirlerini uzun zamandır tanıdıkları belli olan insanlar, yaşlı, hüzünlü binalar arasından, sanki kaybolmuş hissine bile kapılabilirsiniz hatta elinizde fotoğraf makinası var ise meraklı bakışlar içinde evlerini incelediğiniz insanların bakışlarından sizin buraya yabancı olduğunuzu daha da iyi hissedersiniz. Hele hafif yağmurlu bir havada buraya gelmişseniz, havanın tatlı karanlığı bu evlere ve sokaklara ayrı bir hava katmaktadır. Tarlabaşı, havuzbaşı, yıkık minare mevkileri buralar. 1922 öncesi Türklerle birlikte Bornovalı Rumların ve Musevilerin semtleri idi buralar. Burada yaşayan insanlar hangi din ve ırktan olursa olsun orta halli ve fakir insanlardı. Sokaklarda gezinirken derme çatma, beton evlerin arasında, süslü kapıları ile kimi bakımlı, kimisi bakım...

BİZİM DENİZ

Bana bir gemi verin Bir de bitmeyen bir rüzgar Açılayım gideyin uzaklara Bırakın gideyim sonsuzluklara Rüzgarlarda buluşalım oralarda Martılara selam götüreyim sizin adınıza Adalara demirleyelim, o güzelim adalara Egeye selam çakayım sizin adınıza Bırakın yakısn bağrımı denizin tuzu Olsun varsın duyduğumuz tek yosun kokusu Tütsün sardalyenin, iskorpitin dumanı İçelim rakımızı doyasıya Unutalım dertleri, kederi Bırak çalsın Hristo lavtasını Haber getireyim ondan Anadoluya Anıları getireyim Giritten Ayvalığa EVREN ÜNLÜ 1998

SESSİZLER TARLASI

Yatar dururlar karatoprakta hepsi sessizce Bi çare beklerler bir sevgiliyi günlerce Bir duaya muhtaçdır hepsi ahirette Zengini fakiri bak hepsi aynı yerde Kimi gezdi, kimi çalıştı bu memlekette Buluştular hepsi buyerde Beyaz mermerler dikilmiş semaya Dua ederler sanki acıyla Kimi yıkık, kimi süslüce Ahirette faydası yok bunların kimseye Bir rüzgar yavaşca esmekte Sararmış yaprakları sürüklemekte Birisi daha geldi şimdi kiyafetsizce Selam verdi hepsine miskince Ebedi uyku vakti gelince Kapattı gözlerini o da sessizce Evren ÜNLÜ 1993