Kayıtlar

Tren Yolculugu

Resim
Trenin Ruhu Saat 19.00. Konya Tren Garı’ndan 3 numaralı hattan kalkan İzmir trenindeyim. 2. vagon, 48 numaralı tekli koltuk. Ankara–Konya hızlı treni kadar olmasa da tren hatırı sayılır ölçüde dolu. Yine de dikkatimi çeken şey, yolcuların çoğunun yaşlı olması. İndirimli olduğu için mi, yoksa eski alışkanlıkların son demleri mi bilmiyorum ama sanki uzun tren yolculuklarının son temsilcileri onlar. Artık kondüktörler kağıt biletlere bakıp delgeçle bilet delmiyor. Ellerindeki POS makinesini andıran cihazla nüfus cüzdanındaki çipi okutuyorlar. Demiryolları görevlilerinin kırmızı şapkaları yok, düdük sesleri de… Bir şeyler eksilmiş ama tam olarak ne olduğunu hemen fark edemiyorsun. Kitap okuduktan sonra 5. vagondaki tren restoranına geçiyorum. Vagonların içinden yürüyerek… Beklediğimden kalabalık. Çorba içen, benim vagonda gördüğüm gözlüklü adam… Yaşlı bir karı koca… Ders çalışan genç bir erkek… Şişman, gözlüklü bir kız… Muhabbet eden iki orta yaş üstü adam… Top sakallı, çay içen bir başkas...

YUNUSZADE AHMET VEHBİ (ÜNLÜ) MÜDERRİS/VAİZ/ŞAİR

Resim
Kendi el yazısı ile kaleme aldığı “Tercüme-i Hâl” adlı eserinden anlaşıldığına göre Yunuszade Ahmet Vehbi, 1 Temmuz 1871 tarihinde Bolvadin’de doğmuştur. Bolvadin’in önde gelen eşrafından Yunuszade oğlu Abdülkadir Efendi’nin oğludur. Annesi Emine Hanımdır. Yunuszade ailesi, 18. yüzyıla kadar bugünkü Hamidiye Köyü yakınlarında bulunan Kureyş Köyünde ikamet etmekteydi. Celalî saldırıları sonucunda köyün dağıldığı, halkının bir kısmının Afyon’a, bir kısmının ise Bolvadin’e yerleştiği bilinmektedir. Soy, Türkmen Kureyş aşiretine bağlıdır. (Kureyşan adı, Horasan’dan Anadolu’ya gelen “Kureyş” adlı pirden gelir.) Hafız ve orta hâlli bir ailenin çocuğu olan Yunuszade, iyi bir aile terbiyesi almış; mahalle mektebinden sonra Mekteb-i İbtidaî ve Rüşdiyeye devam ederek mezun olmuştur. Küçük yaşlardan itibaren ilmî bir olgunluk gösteren Yunuszade, bulunduğu çevrenin imkânlarıyla yetinmeyerek ilim tahsili için çeşitli il ve ilçelere gitmiştir. Önce Aziziye (Emirda...

BORNOVA’DA 19. YÜZYILDA BULUNAN RUM ORTODOKS DİNİ YAPILARI

Resim
Panaya (Meryem Ana) Ortodoks Rum Kilisesi : Şu an Bornova Meydanında bulunan Kars Halil ATİLLA İlköğretim okulu ve yan tarafındaki parkın bulunduğu alanda eskiden yer alan Panagia/Meryem Ana Kilisesi, 1772 yılında Bornova’nın Rum halkı tarafından toplanan paralar Mimar Cortazziye yaptırılmıştı.. 1839-1840 yılları arasında Prasakakis, Kanas, Mavrogordato, Hacı Tourasi, Hacı Gianakou isimli varlıklı rumların yardımıyla aynı yere daha büyük bir kilise yapıldı. Kilisenin görkemli bir çan kulesi ile güzel bir girişi vardır Çan kulesi, 1883, Theodoro Mantzouranis tarafından ünlü mimar Rocco Vitali’ye yaptırıldı. 25 metre uzunluğunda kırmızı taştan ve 7 çanlı bu kilise Bornova’nın en yüksek yapısı idi. O zamanki Rum Bornovalılar bu kiliseleri ile gurur duyuyordu. 15 Ağustos tarihinde Meryem Ana Yortusu bu kilise de oldukça gösterişli olarak kutlanmakta idi. Kilisenin yanında bir de Rum Erkek İlkokulu (Kars Okulunun yerinde) bulunuyordu. İçinde bir çok değerli ikona bulunan kilisedeki en ...

AFYONKARAHİSAR ERMENİLERİ

Resim
Afyonlu Ermeni tüccar Afyon kilisesinden mermer haç yada mezartaşı? Afyonlu Ermeni aile Şahnur Uşulyan düğün elbisesiyle, Afyon 18. Yüzyılda Afyonkahisar’da görev yapan Ermeni Papaz Hachadur Donelian Afyonlu Ermeni Mezartaşı Afyonkarahisar Ermeni Mahallesi Afyonkarahisar Yunan işgal askerleri Mezartaşı Afyonlu Ermeni Mezartaşı Afyonlu Ermeni Mezartaşı Afyonlu Ermeni Mezartaşı Afyonlu Ermeni Mezartaşı Afyonlu Ermeni Mezartaşı Afyonlu Ermeni Mezartaşı Afyonlu Ermeni Mezartaşı Afyonlu Ermeni Mezartaşı Afyonlu Ermeni Mezartaşı Afyonlu Ermeni Mezartaşı Afyonlu Ermeni Mezartaşı Afyonkarahisar şehrinde yaşamış olan Ermeni cemaatine ait özet bir bilgi mahiyetinde hazırlanan bu yazı bir zamanlar Afyonkarahisar şehrinin pek az bilinen bir dönemine azda olsa ışık tutmak maksadıyla hazırlanmıştır. 1071 Malazgirt Savaşından sonra Anadolu Fatihi ve Anadolu’daki Türk devletinin kurucusu Kutalmışoğlu Süleyman Şah bütün Anad...

GEÇMİŞİN İZİNDE BUCA

Resim
İzmir'in 9 kilometre güneydoğusunda kurulmuşdur. Nif Dağı'nın güney eteklerine yerleşmiştir. Bizanslılar döneminde bugünkü yerleşim yerinde Vuza, Uza ya da Vuzas isimli bir toprak sahibinin yaşadığı, yerleşim yeri isminin değişerek zamanla Buca olduğu varsayımı da vardır. Buca adı ilk kez 1688 yılında Fransız Konsolosluğu kayıtlarında görülmüştür. Bu yılda bir deprem olmuş, Fransız Konsolosluğu Buca'ya taşınmıştır. Buca’da antik çağdan bu yana bir yerleşimin olduğu bilinmektedir. 1868 yılında Buca'nın kuzeydoğusunda antik döneme ait büyük bir kadın büstü ortaya çıkarılmış olup, bu büst halen Londra’daki İngiliz Müzesi’nde sergilenmektedir. Ayrıca Buca ve Kangölü çevresinde Bizans Haçı kabartmaları bulunan sütun başlıkları, antik “ARTEMİS MABEDİ”ne ait olduğu sanılan mermer yer döşemeleri, Forbes Köşkü çevresinde Bizans sikkeleri, Gürçeşme (Kançeşme) yolu üzerinde Roma Kalesi kalıntıları da antik çağda bu yörede gelişmiş toplumların yaşadığını ortaya koymaktadır. Yak...