GECEKONDULAR ALTINDA KAYBOLAN TANTALOS MEZARI


Zeus'un oğlu olan Tantalos, Manisa Dağı yakınlarında Lidya'da hüküm sürmekteydi. Çok zengin ve ünlüydü. Olympos'taki Tanrılar şayet bir ölümlüye saygı gösterdiler ise bu, o adamdı...
Kökeninden dolayı onların dostluğunu kazanmış,sonraları ise Zeus'un sofrasında yer alıp ölümsüzlerin neler konuştuğunu dinleme fırsatı bulmuştu...

Ama kendini beğenmiş insan aklı, ölümsüzlerin ona verdiği bu şansı taşıyamadı ve Tantalos Tanrılar hakkında ileri geri konuşmaya başladı. Ölümlülere Tanrıların sırrını anlattı ve onların masasından nektar ve ambroisia çalıp bu hırsızlık mallarını, dünyadaki arkadaşları arasında dağıttı.
Girit'teki Zeus Tapınağından çalınan değerli altın köpeği sakladı ve Zeus onu geri istedğinde yemin ederek elinde bulunmadığını söyledi...

En sonunda, bu aptalca cesaretiyle, İlahları evine misafir olmaya davet etti. Onların her şeye kadir olup olmadıklarını anlamak için, kendi oğlu Pelops'u öldürüp yemek olarak hazırlattı.
Üzüntülü düşüncelerle dalgınlaşan ve bir kürek kemiğini yemiş bulunan Demeter hariç bütün Tanrılar bu vahşeti farkettiler ve oğlanın parçalanmış uzuvlarını tekrar kazana attılar.
Moira Klotho ise çocuğu öncekinden daha mükemmel bir şekilde yeniden yarattı. Ancak yenilmiş olan kürek kemiğinin yerine fildişinden yenisi yapılmıştı...

Tantalos'un bu yaptığı, bardağı taşıran son damlaydı. Ölümsüzler tarafından alınıp korkunç acılara maruz kalacağı cehenneme atıldı.
Bir gölcüğün ortasında, boğazına kadar gelen suların içerisinde duruyordu; ama yine de dayanılmaz susuzluğunu geçirmek için bir yudum su dahi alamıyordu.

Ne zaman hasretle su içmek için eğilse,sular çekiliyor ve ayaklarının altında çıplak toprak kalıyordu.Aynı zamanda karnı işkence çekercesine acıkmıştı.Göletin arkasındaki bahçede en güzel meyvelerin yetiştiği ağaçlar dallarını başının üstünden suya doğru sarkıtıyorlardı. Doğrulduğunda sulu armutlar, kırmızı yanaklı elmalar, kor gibi narlar, şeker gibi incirler ve yeşil zeytinler yüzüne değiyordu nerdeyse...

Ama ellerini onlara uzatıp birine dokunmaya kalktığında, sert bir rüzgar dalları yukarıdaki bulutlara doğru savuruyordu. Bu cehennem acılarına birde sürekli ölüm korkusu ekleniyordu. Tam başının üzerinde büyük bir kaya vardı ve her an düşüp onu altında ezmekle tehdit ediyordu.

Böylece Tanrıları hor gören, kafir Tantalos'a, sonsuza dek bitmeyecek olan, üçlü acı bahşedilmişti cehennemde...

Şimdi gelelim Tantolusun gerçek hikayesine, yukarıda bahsettiğimiz mitolojik hikayeye konu olan kral Tantalos belki tamamen bir hayal ürünü idi belkide Anadoluda Yunan öncesi yaşamış Anadolulu bir kralın masallaşmış bir hikayesi ama antik dönemde Yamanlar Dağı denilen Manisa (Spil) Dağının uzantısı olan dağ sırasında ve Manisa (Spil) Dağında bu kralın kayıp şehrini, tahtını, mezarını arayanlar ve çeşitli objeleri onun mezarı olarak adlandıran bir çok yazar, seyyah olmuştur. Şimdi inceleyeceğimiz ise en çok bilinen ve Kral Tantolusun mezarı olarak adlandırılan mezar anıtıdır. Antik çağda bile hangi dönemden kaldığı bilinmediği için ve büyüklüğünden dolayı Kral Tantalos Mezarı olarak adlandırılan mezar yapısı Yamanlarin Bornova eteklerine inen egiminde bulunan 30-40 dolayindaki tümülüs ile birlikte eski Izmir’in mezarlik kalintilaridir. Fakat eski smyrnanın burası olduğu Cumhuriyet döneminde yapilan kazi çalismalariyla aydinlatildığı için bu toprak ile örtülen Eski Smyrnadan bağımsız bir yer olarak düşünülmüştü binlerce yıl boyunca. 29-60m çap ve 27-60m yüksekligindeki bu yapinin M.Ö.7. yüzyila tarihlendigi belirlenen bu yapı İki yüz yıl önce Eski İzmir'den kalan en önemli kalıntılardan Akropolis'in güneyinde,Akropolis ile ova arasındaki yamaçtaydı. Çevresindeki 30-40 arasında tespit edilen daha ufak tümülüsler ile birlikte şu an yapılarla kaplanmış Bayraklı yamaçlarında eski smyrnanın soylular/protokol mezarlığının en büyük mezar yapısı olarak Bornova Ovasından ve deniz tarafından dahi kolayca görünen bu yapı Pers istilası döneminde yaşamış bir tiranın yada üst düzey bir yöneticinin mezarı olmalıydı.
Mezar her zaman ilgi odağı olmuş ve efsaneden gerçeğe doğru ilk çalışmayı, 1835'te Charles Texier yapmıştı. Texier, çalışmalarının sonuçlarını ve mezarın ilk krokilerini "Küçük Asya" isimli kitabında yayımlandı. Bu arada Texier'in, mezarı incelerken, bilerek veya bilmeyerek büyük tahribat yaptığını ilave edelim (Planını çizmek için yıktığı söylenir). Daha sonra Alman Arkeolog Procesh Von Osten, bölgeyi inceledi ve mezar ile Eski İzmir'in ilintisini belirleyen kroki ve haritaları çizdi. 1930'da Prof. Helene Miltner ve Prof. Yohannes Böhlau, Lelej,Amazon, Frig ve Hitit dönemi İzmir'i araştırıken, Tantolos Mezarı'na özel ilgi gösterdiler.

Bu iki bilim adamını tüm çalışmaları, İzmir Valisi ve Asarıatika Muhipleri Cemiyeti Başkanı Kazım Dirik tarafından büyük bir özveri ile desteklendi. Bu çalışmalar 1934'te "Eski İzmir (Navluhon Tantalis)" ismiyle yayımlandı.

Mezar, anıt biçimindeydi ve kayalık bir zemine oturuyordu. Silindir şeklinde harçsız örülmüş taş gövdesi, 29 metre uzunluğundaydı ve üstünde koni şeklinde bir taş külah vardı. Külahın tepe noktasında, diğer yaşdaş Anadolu anıtmezarında görülen Phalles (erkek üreme organı) dikiti bulunmaktaydı. Yine 29 metre uzunluğundaki çember şeklindeki gövde, iç içe iki duvarla örülmüş ve iç radyal duvarlar çöktüğü için, mezarın dış görünümünü dev taşların bir yığıntı şeklindedir.
Çevresinde de kendi benzeri orta ve küçük boy mezarlar bulunuyordu.

Prof.Dr.Ekrem Akurgal da yıllarca süren çalışmalarında Tantalos Mezarı'na değin birçok yayın hazırladı ve mezarın kaybolmaması için israrla yetkili kişi ve kurumları, özellikle devleti uyardı.
Fakat zaman geçtikçe Bayraklı gecekondulaşıyordu, kimse ilgilenmedikçe Bayraklı sırtları doldukça doldu 1980'li yıllarda artık ne Tantalos mezarından ne de diğer mezarlardan bir iz vardı. Tantalos Mezarı, günümüzde tahrip olmuş biçimiyle bir yıkıntı halinde, bir gecekondunun temelleri altında kalmış iri taşları yağma edilmiştir.

KRAL TANTALOSUN İŞKENCESİ


Tantalos Mezarı ve iç kesimi

Yorumlar

Unknown dedi ki…
Merde oldugunu bilen varml


Unknown dedi ki…
manisada
Unknown dedi ki…
Var bana ulasln 0532 310 58 64 izmirde tam nokta
Unknown dedi ki…
Cengizhan mah bayrakll
Unknown dedi ki…
Karagöl de nokta atışı
Unknown dedi ki…
Şu an üzerinde gecekondu var
Unknown dedi ki…
Cadde sokak ?
Unknown dedi ki…
Cadde sokak
Unknown dedi ki…
Cadde sokak tam neresi

Bu blogdaki popüler yayınlar

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE BORNOVA’DAKİ CAMİİ, KİLİSE, HAVRA VE MEZARLIKLAR

YUNUSZADE AHMET VEHBİ (ÜNLÜ) MÜDERRİS/VAİZ/ŞAİR

PATERSON KÖŞKÜNÜN HÜZÜNLÜ HİKAYESİ