GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE BORNOVA’DAKİ CAMİİ, KİLİSE, HAVRA VE MEZARLIKLAR


Mary.Magdalena Protestan Kilisesi

Bornova Ermeni Kilisesi








Müslüman Mezarlığı


Aslında konuya Bornova yaşamış inanç grupları olarak başlamak istemiştim ama bu çalışma daha kapsamlı ve ayrıntılı bir bir çalışma gerektirdiğinden dolayı bu konuyu daha sonraki bir zamana bırakmayı tercih ettim.
Bornova’nın bu günkü merkezinin kuruluş tarihi çok derinlere gitmemekle birlikte (çevresinde son yapılan kazılarla 8.000 yıl öncesine giden izler bulunmuştur) en azından Bizans döneminde küçük bir yerleşme olduğu sanılmaktadır. Bunun sebebi ise Bornova merkez de antik kalıntı vs. bulunmamış olmasındandır.
Bizans Döneminde Prino Barys olarak isimlendirilen Bornova’da o döneme ait bir yerleşim izi merkezde şimdiye kadar bulunmuş olmamakla birlikte (Söz konusu bugünkü Bornova merkezden bahsediyorum, çünkü yakın çevrede Roma ve Bizans dönemine ait çok sayıda kalıntı vs. vardır) eski seyyahların iddialarına göre Bornova Hüseyin İsa Bey Camii yerinde bir Bizans Kilisesi ve bugün ki Ege Üniversitesi Rektörlük Binasının olduğu Whittal Köşkü’nün arazisinde bir manastır bulunuyordu. Bu konuda gerekli araştırma yapılmamış olduğundan bu iddiaların doğruluğu yada yanlışlığı kanıtlanmamıştır.
Bornova ismine rastlanan ilk kayıtlarda Türklerden müteşekkil bir köy yerleşimi olarak kayıtlarda yer alırken zamanla Rum nüfusun artışa geçtiği hatta özellikle Ege adalarından gelen nüfusla birlikte 1880’lerin sonuna doğru Türk nüfusu geçtiği görülmektedir. Bunları Rumlar kadar olmasa dahi Ermeni ve Musevi azınlık grupları izlemiştir. 1700’lü yılların sonuna doğru ise Bornova Fransız, İngiliz, İtalyan, Hollandalı vs. Avrupalı ailelerin ilk başta sayfiye daha sonra sie sürekli yerleşim yerleri haline gelmiş ve sayı olarak olmasa dahi kültür olarak bir Levanten (Avrupalı) yerleşim yeri haline gelmiştir.
Her din ve mezhep kendisine ait bir ibadethane ve mezarlık sahibi olmuş ve bu sekilde Bornova’da bir zamanlar dinler ve kültürler mozaiği yaşanmıştır. Fakat bu mozaik yapı Birinci Dünya Savaşı sonrası yaşanan gelişmeler, işgal, sonrası kurtuluş savaşı ve İzmir’in geri alınışı ve sonrasında yaşanan mübadele ile bozulmuştur. İzmir’in 9 Eylül 1922’de Türkler tarafından geri alınışı ile Rumlar ve Ermeniler kaçan Yunan ordusu ile birlikte kaçmış, gitmeyen Rumlar ise 1924’e kadar devam eden zorunlu mübadele ile gitmiştir. Yine savaş şartlarından dolayı ülkelerine dönen ve sonrası kaldırılan kapitülasyonlar ile Türkiye’de kalmanın karlılığı kalmadığını gören Levanten ailelerde büyük oranda İzmir ve Bornova’yı terk etmiştir. Son olarak ise İzmir ve Bornova Musevilerinden özellikle orta ve alt gelir grupları 1948’de İsrail Devletinin kurulması ile birlikte çoğu İzmir ve Bornova’yı terk etmiştir.
Gidenlerin yerine ise cumhuriyetin ilk yıllarında özellikle Girit, Yunanistan, Makedonya, Arnavutluk vs. gibi Balkanlardan nüfus akışı olmuştur. Daha sonra ise tüm Türkiyeden gelen nüfus akışı ile Bornova kasaba kültürünü kaybetmiştir. Bu gün dışarıdan gelenler hariç Naldöken Köyü ise alevi kültürünü yüzyıllardır yaşatan bir köy olarak ayrı olarak değerlendirilmesi gereken bir yerdir.


BORNOVA'DA CUMHURİYET ÖNCESİ YAPILAN CAMİLER

Hüseyin İsa Bey Camii:

Ergene Mahallesi 453 Sokakta .Aydın Oğulları döneminde yapılmış yapılış tarihi, yaptıran ve mimarı bilinmemektedir. Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olan bu camii Ahşap, kubbesi yok (Maksure kubbeli) bir minareli son cemaat mahalli ravaklı , yapı malzemesi devşirme malzeme kullanıldığı Cümle kapısının ahşap kanatlarında sanatçının imzası olduğu, kapı kanatlarının üst panolarını iri harflerle "Amel-i Ali bin İbrahim" kazınarak yazıldığı minare gövdesinde düşey sıralar halinde baklava şekiller ve bunlar arasında zikzaklı derz çizgiler bulunduğu, iç kapının üzerinde Hüseyin İsabey (diğer ismi ile Camii kebir) Camii 1153 Hicri yıllarında zamanın seçkin kişileri sayrlan Seyit Ali Ağa tarafından yeni baştan tamir edildiği açıkça belirtilmektedir. Kayıtlara göre Seyit Ali Ağa, Kızlar Ağası iken Bornova'ya büyük bir vazife ile tayin edilmiş bir kimsedir. Müştemilatında camii avlusunun kuzeybatısında , düzgün olmayan sekizgen planlı bir türbe bulunmaktadır. Hemen güneyinde konut ve iş yeri arasında kalmış darul kurra olup, sokaktan görülmektedir. Caminin bahçesindeki mezarlık 1930’larda kaldırılmış, birkaç tane mezar ise camiinin arkasında bulunmaktadır. Eski seyyahlarca da bahsedilen bu camiini eski bir kilise olduğu iddia edilmiştir. Camii de kullanılan ve Halkapınar tarafından getirildiği sanılan Artemiş Tapınağına ait olduğu düşünülen sütunlar ve sütun başlıkları camiye ayrı bir güzellik katmaktadır. Bunlarda camiinin girdikten sonra sağda bulunan sütunun üzerinde Tanrıça Artemise yapılmış bir dua bulunmakta ise de antik sütunları sıva ile boyanması yüzünden bu gün gözükmemektedir.

Küçük Camii :

Erzene Mahallesi 11 Sokak No:4 de; 1330 (Hicri) tarihinde yapıldığı tahmin edilen Osmanlı Döneminde Sultan Mahmut Han tarafından yaptırılan Mimarı bilinmeyen ahşap yapılı kargir çatılı tek minareli camii olup, bir adet lojmanı bulunmaktadır.

Merkez Yıkık Minare Camii :

Aydınoğulları dönemine ait bir yıkık bir minareden ibaret olup, Osmanlı Döneminde dahi bu yıkık minareden bahsedilir ki bu caminin İzmir’in yıkılmasaydı belkide İzmir’in en eski camisi olabileceğini düşündürmektedir. Cumhuriyet döneminde minare sıvanmış onarılmış ve yanına yeni bir camii yapılmış olup, özgün bir yapısı kalmamıştır.

DİĞERLERİ:

Pınarbaşı Yıkık Minare Camii
Pınarbaşı Karaali Camii
Pınarbaşı Cuma Camii
Altındağ Tarihiköy Camii
Işıkkent Çarşı Camii
Eğride Köyü Camii (Yenisi Yapıldığı İçin İbadete Kapalı)
Yaka Köyü Camii (Yenisi Yapıldığı İçin İbadete Kapalı)
Çiçekli Köy Camii

KİLİSELER

Santa Maria Katolik Kilisesi :

Bornova Cumhuriyet Meydanı'nda Kars İlköğretim Okulu yanındaki kilisenin yapım tarihi 1797'dir. Franciscan Mezhebince inşa edilen yapı, Bizans tarzındadır ve halen misyonunu sürdürmektedir.

Bu kilise Bornova yaşayan genelde Katolik mezhebine üye Levantenler ve bir kısım Katolik Rum ve Ermenilere hizmet ediyordu ve halen haftada en az bir kez Bornova’da yaşayan az sayıdaki Levanten ailelere hizmet etmeye devam etmektedir. Bahçesinde Bornova tarihine ışık tutan çok sayıda mezar bulunmaktadır.

St. Mary Magdalene kilisesi

1858'de İzmir Levant Şirketinin önemli bir çalışanı olan Charlton Whittal tarafından sevgili eşinin anısına inşa ettirilmiştir. Bu kilise Whittal ailesinin özel aile kilisesi olarak hizmete başlamıştır ve zamanın padişahı Abdülmecit’in Whittal Ailesinin daveti üzerine Bornova’ya yaptığı ziyarette bu kilise de padişah tarafından ziyaret edilmiştir.

O zamanlar Katolik Levantenler olduğu kadar Protestan Levantenler, Rum ve Ermenilerde bulunmaktaydı ve bu kilise bu gruba uzun yıllar hizmet etmiştir. Şimdi bu güzel ve tarihi kilise binası Ege Üniversitesi arazisine bitişik bir durumdadır. St. Mary'de ayda en az bir kere, genellikle ayın üçüncü Cumartesi saat 17:00'de ayin düzenlenmektedir. Bahçesinde Giraud ailesine ait bir mezar bulunmaktadır.

Panaya (Meryem Ana) Ortodoks Rum Kilisesi :

Meryem Ana Kilisesi, 1772 yılında Bornova’nın Rum halkı tarafından toplanan paralar ile yapılmıştı. 1839-1840 arasında aynı yere daha büyük bir kilise yapıldı. Çan kulesi ise 1883, Theodoro Mantzouranis tarafından ünlü mimar Rocco Vitali’ye yaptırıldı. 25 metre uzunluğunda kırmızı taştan ve 7 çanlı bu kilise Bornova’nın en yüksek yapılarından biri idi. O zamanki Rum Bornovalılar bu kiliseleri ile gurur duyuyordu.

İçinde bir çok değerli ikona bulunan bu kilise, 1922’de yıktırılmıştır. Şu anda yerinde Kars Halil Atilla Okulu ve park bulunmaktadır.

Bornova Meryemana Rum Kilisesi

Hagiaos Triada Kilisesi (Kutsal Üçleme) :

1864 yılında Mimar Xenofontos Latri tarafından yapılmıştır. Küçük ve şık bir kilise olup rum mezarlığı (Paterson Köşkü civarı) içinde bulunuyordu. 1922’de yıkılmış olup, her hangi bir kalıntısı yoktur.

Hagios Yanis Kilisesi :

Bornova’dan Manisa’ya giden yolda Penelope Sofianopoulo tarafından (aynı şahsın evinin karşısında) Agios Yani tu Prodromu (St John Baptist) adında (mimar Demosthene Apostolidi’ye) küçük bir kilise yaptırılmıştı. İçinde şifa verdiğine inanılan ikonalar bulunmakta imiş. 1922’de yıkılmıştır. Tam yeri bilinmemekte ve kalıntısı bulunmamaktadır. Eski Bornova yolundan kasıt, Canım Öğretmenim Parkı ve oradaki İZSU civarı olmalı çünkü eski yol buradan geçiyordu.

Surp Haç Ermeni Kilisesi :

Bornova Çayı sağ kıyısında 1862 yılında Kutsal Haç Ermeni Kilisesi inşa edilmişti. Bornova’da Rumlara göre nisbeten az ama çoğu varlıklı ermeni aileler vardı geri kalan Ermeniler ise zengin köşklerinde hizmetçilik, seyislik, kahyalık vs . gibi işlerle uğraşırdı. Bu kilise Bornova Çayı üzerindeki köprünün kıyısında olup, 30-40 yıl öncesine kadar bazı duvarları görülmekte imiş, şimdi ise burasına ait belirgin bir yapı kalıntısı yoktur. 1922’den sonra yıkılmış olmalı.

DİĞER : Ayrıca Bornova’ya bağlı Pınarbaşı, Hacılarkırı, Kokluca, Doğanlar Köylerinde rum kiliseleri bulunmakta idi. Bu gün sadece Doğanlar da bulunan kilise ayakta kalmıştır.

SİNAGOGLAR

Algranti Sinagogu :

Bu günkü hükümet konağının arka taraflarında Musevi ALGRANTİ ailesi tarafından yaptırılan yine aynı isimli bir sinagog bulunmaktaydı. Sinagog, 1948 yılından sonra Musevilerin Bornova’yı terk etmesinden sonra yıkılmıştır.

MEZARLIKLAR

Bornova’da Osmanlı dönemine ait en eski mezarlık bu gün Bornova Büyük Parkın bulunduğu alandaydı. Bu mezarlık daha Osmanlı’nın son valisi Rahmi Bey zamanında kaldırılmaya başlanmıştır. O zamanki mezarlık Bornova Büyük Park’dan neredeyse küçük parka kadar yaklaşıyordu. Zamanla bu mezarlık istimlak edilerek büyük kısmına park yapıldı geri kalan yerler şahıslara satıldı. Daha sonraki mezarlık ise şimdiki Bornova stadyumundan Paterson Köşküne kadar olan bölgeyi kapsıyordu. Hatta şu anda Halkbank bankamatik makinasının bulunduğu küçük parkda bulunan selviler bu mezarlıktan kalmıştır. 1960’dan sonrada bu mezarlık kaldırılmıştır.
Rum ile Katolik Mezarlıkları Paterson Köşkünün batısında, Ermeni Mezarlığı ise bunların kuzeyinde bulunuyordu. Bunların tam olarak ne zaman ortadan kaldırıldığı bilinmemektedir. Fakat sadece Katolik mezarları bu mezarlıkta yer almıyordu. Özellikle zengin ve saygın Katolik ailelerine ait mezarlar Bornova Santa Maria Kilisesinin bahçesinde hatta duvarlarında halen bulunmaktadır.
Anglican (Protestan) Mezarlığı, bu gün hala bakımlı ve sağlam olup ilk olarak 1875 yılında inşa edilmiştir. İçinde çok sayıda ve Bornova tarihine damgasını vurmuş Levanten Aile mezarları bulunmaktadır.
Musevi mezarlığı, 1881 yılında Alexandre Sidi tarafından kurulan küçük bir mezarlıktır. Sidi, Gabbai ve Taranto ailelerine ait mezarlar bulunmaktadır. 1960 yılına kadar faaliyet göstermiştir. 1970’lerden itibaren bakımsız kalmış olup, çoğu mezar tahrip edilmiş durumdadır.

Santa Maria Katolik Kilisesi


Musevi Mezarlığı
Musevi Mezarlığı

Anglican Mezarlığı

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YUNUSZADE AHMET VEHBİ (ÜNLÜ) MÜDERRİS/VAİZ/ŞAİR

PATERSON KÖŞKÜNÜN HÜZÜNLÜ HİKAYESİ