EMİR SULTAN TÜRBESİ İZMİR
İzmir, ünlü Türk denizcisi Çaka Bey'in XI. yüzyıl sonlarında hakimiyet kurması ile Türklükle tanışmıştır. Geçen yüzyılların ardın gerçek Türk egemenliği dönemi ise Aydınoğulları Beyliği'nin önce Kadifekale ve eteklerini, ardından liman bölgesini fethederek hakim olmasıyla kurulmuştur. XIV. yüzyılın başlarında gerçekleşen bu fetih, Aydınoğulları Beyliği'nin hükümdarı Gazi Umur Bey'in eseridir. İzmir'de bu fetih günlerinin anısını yaşatan tek yer, Kadifekale eteklerinde bulunan ve kurucusu Seyyid Mükerremeddin'in adıyla anılan, halk arasındaki ismiyle Emir Sultan Zaviyesi'dir.
Zaviye, türbe ve çevresindeki diğer kısımları ile Osmanlı döneminde de varlığını sürdürmüş, dini, sosyal ve kültürel bir merkez olarak İzmir'e ve İzmirlilere hizmet etmiştir. Türbe etrafında gelişmiş olan hazire (küçük mezarlık) ise bünyesinde barındırdığı, İzmir'in tanınmış simaların mezar taşlarıyla o günlerin anısına tanıklık etmektedir.
Anadolu Selçuklu Devleti komutanlarından Seydi Mükeremeddin’in naşının bulunduğu Emir Sultan Türbesi’nin bahçesinde, Atatürk’ün eşi Latife Hanım’ın dedesi Uşakizade Sadık Bey ve eşi Makbule Hanım ile Aydın eski valilerinden Ahmet Esat Paşa, Kestanepazarı Camii banisi (kurucusu) Mısırlı Hüseyin Nuri Efendi ve İzmir Kadısı Şükrüzade Abdülkadir Paşa gibi devrinin önde gelen büyüklerinin naaşları da yer alıyor.
Zaviye, türbe ve çevresindeki diğer kısımları ile Osmanlı döneminde de varlığını sürdürmüş, dini, sosyal ve kültürel bir merkez olarak İzmir'e ve İzmirlilere hizmet etmiştir. Türbe etrafında gelişmiş olan hazire (küçük mezarlık) ise bünyesinde barındırdığı, İzmir'in tanınmış simaların mezar taşlarıyla o günlerin anısına tanıklık etmektedir.
Anadolu Selçuklu Devleti komutanlarından Seydi Mükeremeddin’in naşının bulunduğu Emir Sultan Türbesi’nin bahçesinde, Atatürk’ün eşi Latife Hanım’ın dedesi Uşakizade Sadık Bey ve eşi Makbule Hanım ile Aydın eski valilerinden Ahmet Esat Paşa, Kestanepazarı Camii banisi (kurucusu) Mısırlı Hüseyin Nuri Efendi ve İzmir Kadısı Şükrüzade Abdülkadir Paşa gibi devrinin önde gelen büyüklerinin naaşları da yer alıyor.





Yorumlar