NATIRZADE CAMİİ VE NATIRZADE YATIRI
İzmir Eşrefpaşa caddesi İkiçeşmelik semti838 sokakta bulunmaktadır.Caminin kim tarafından yapıldığı belli değildir.Caminin ilk bilinen banisi Natırzade h.z dir kuzeyinde medresesi kıble yönündede haziresi vardır.Medrese şu anda İmam evi olarak kullanılıyor.Caminin hazresin de bulunan ali isimli kişiye ait mezar taşının üstünde M 1741 tarihi bulunmaktadır bu tarihi göz önüne alıcak olursak en geç bu tarihte açıldığını söyleyebiliriz. Natırzade Seyyid Ahmet efendi H.z halk tarıfından caminin hazresinde yattığına inanılsada (Aslını Allah bilir) Osmanlının son döneminde yetişmiş olan bibliyografya alimlerimizden Bursalı Mehmet Tahir bin Rıfat’ın “Aydın vilayetine Mensup Meşeyıh…”adlı eserinde 82 sayfada görüyoruz .Mehmet Tahir diyor ki “Kırlı zade hacı Mustafa Hamdi Efendi İzmir-Kemer mezarlığında medfundur.bu zatın mezarının yanında İzmirliler tarafından evliya kabul edilen ve 1830 da vefat eden Natırzade Şeyh Seyyid Ahmet Efendi medfun bulunmaktadır”İzmirle ilgili eski kayıtları incelediğimizde bu kabristansa yeşildere-Gaziemir cihetine giden üst yolun yan tarafında bulunan köprünün ( Kemer köprüsünün ) Basmane tarafında idi bu kabristansa günümüzde mevcud değildir.
Natırzade camiinin İmam odasında yıllardan beri titizlikle saklanan iki mermer levha son derece ilgi çekicidir..Zira bu levhalar İzmir de Nakşibendilik ve Bektaşilik tarikatlerine ait belgedir.Büyük olan levhada ;
Himmet-i piran ile avn-i ilah / Nakşi dergahı yapıldı bu ferah
Geldi bir er,Fikri Tarihin dedi / Nik yaptı Şemsi bab hangah
Tarih : H 1281 M 1864
“Bu kitabede diyor ki Allahın yardımı erenlerin Piran pirler himmetiyle Nakşibendi dergahına aid olan bu ahngah ( tekke ) yapıldı.Fikri adında bir kimse (er)buna tarih düştü(dedi ) : Şemsi baba çok güzel hayırlı yaptı.
İkinci mermer levhada ise Bektaşilikle ilgili.Bu levhada Bektaşi sikkesi formunda düzenlenmiş olup üstünde sülüs girifit yazı ile istiflenmiş bir ifade bulunmaktadir.Şöyle diyor; “Ya hazreti sultan Hacı Bektaş-ı Veli”
Bu istifin hemen altında ise “Eseri Yusuf Ziya” şeklinde bu levhayı yapan ustanın adı yazılı.
Not:Seyyid Ahmet Natırdizade H.z cami bahçesinde bulunan kabrini ziyaret ettiğimizde orada bulunan görevli imam “Buraya çok sık bir şekilde insanların geldiğini ziyaret ettiklerini ve gelenlerden bazılarının Mübareği hiç Bilmedikleri halde rüya yolu ile kendilerini çağırdıklarını ve caminin mezarlığına gelince kendisine 1 Fatiha 1 Ayetelkürsi 11 İhlası şerif okumalarını istediklerini söyledi.
Söylenceye göre, Natırzate hazretleri yaptığı bir dua ile İzmir'e yılan ve akrepleri sokmamış... İstanbul'da türbesi bulunana Eyüp Sultan Anadolu'ya gelirken yol arkadaşıymış...
Natırzade camiinin İmam odasında yıllardan beri titizlikle saklanan iki mermer levha son derece ilgi çekicidir..Zira bu levhalar İzmir de Nakşibendilik ve Bektaşilik tarikatlerine ait belgedir.Büyük olan levhada ;
Himmet-i piran ile avn-i ilah / Nakşi dergahı yapıldı bu ferah
Geldi bir er,Fikri Tarihin dedi / Nik yaptı Şemsi bab hangah
Tarih : H 1281 M 1864
“Bu kitabede diyor ki Allahın yardımı erenlerin Piran pirler himmetiyle Nakşibendi dergahına aid olan bu ahngah ( tekke ) yapıldı.Fikri adında bir kimse (er)buna tarih düştü(dedi ) : Şemsi baba çok güzel hayırlı yaptı.
İkinci mermer levhada ise Bektaşilikle ilgili.Bu levhada Bektaşi sikkesi formunda düzenlenmiş olup üstünde sülüs girifit yazı ile istiflenmiş bir ifade bulunmaktadir.Şöyle diyor; “Ya hazreti sultan Hacı Bektaş-ı Veli”
Bu istifin hemen altında ise “Eseri Yusuf Ziya” şeklinde bu levhayı yapan ustanın adı yazılı.
Not:Seyyid Ahmet Natırdizade H.z cami bahçesinde bulunan kabrini ziyaret ettiğimizde orada bulunan görevli imam “Buraya çok sık bir şekilde insanların geldiğini ziyaret ettiklerini ve gelenlerden bazılarının Mübareği hiç Bilmedikleri halde rüya yolu ile kendilerini çağırdıklarını ve caminin mezarlığına gelince kendisine 1 Fatiha 1 Ayetelkürsi 11 İhlası şerif okumalarını istediklerini söyledi.
Söylenceye göre, Natırzate hazretleri yaptığı bir dua ile İzmir'e yılan ve akrepleri sokmamış... İstanbul'da türbesi bulunana Eyüp Sultan Anadolu'ya gelirken yol arkadaşıymış...

Yorumlar