Tantalos gölü yada karagöl

Karagölde ROMA dönemine ait olduğunu düşündüğüm değirmen taşı




Kral Tantalos, Yamanlar Dağı’ nda oturan İzmir Kralı ve Zeus’ un oğluymuş. Kral Tantalos’un bir oğlu bir de kızı varmış. Oğlunun adı “ Pelops”, kızının adı ise “ Niobe” imiş. Tantalos ölümlü insanlar arasında tanrılarla beraber yemek yiyebilen tek insanmış.
Kral Tantalos tanrılara büyük bir kin duyarmış. Onları yamyam durumuna düşürmek için oğlunu bile kurban etmeye razıymış. Tantalos, bir gün tanrıları ziyafete çağırmış. Oğlunun etini kestirerek pişirtmiş ve ziyafette tanrılara oğlunun etini sunmuş. Tanrılar, önlerine gelen etin ne olduğunu anlayarak, masadan tiksinerek kalkmışlar. Tanrılar, Tantalos’a öyle bir ceza vermeye karar vermişler ki, onun nasıl bir ceza alacağını duyacak olan tüm insanlar korkarak artık tanrıları aşağılamaktan çekineceklermiş.Tanrıları küçük görüp onları sınamaya kalkan Tantalos’a verilen ceza dünyanın her yerinde ‘’Tantolos İşkencesi’’olarak anılacakmış.

Tantalos, Karagöl’e gönderilmiş. Diz boyu berrak sularda durduğu ve susadığı halde su içmek için eğilince su toprağın içine çekiliyormuş. Başının üzerine üzümler, armutlar, narlarla yüklü ağaç dalları uzanıyormuş. Yemişleri koparmak için elini uzattığında rüzgar, dalı yükseklere üflüyormuş.

Tantalos yiyeceklere bir türlü ulaşamıyormuş. Su ve yiyecek bakımından bolluk içinde yaşayan Tantalos, sonsuza kadar aç ve susuz kalmaya mahkum olmuş.
Bir inanışa göre, Kral Tantalos’ un gönderildiği bu yer daha sonra bir göl haline gelerek Tantalos Gölü diye anılmış. Söylenceye göre Yamanlar Dağı’ ndaki Karagöl, Tantalos Gölü’ dür. Tantalos’un mezarı da bugün Bayraklı yamaçlarından birinde bir taş yığıntısı halindedir

KARA GÖL

Anadolunun birçok yerinde büyüklü küçüklü göller vardır. Bu göllerden bazıları da kara ile tanımlanarak kara göl adını almıştır. Göllerin bu adı almaları karanın taşıdığı anlamla ilgilidir.


İzmir'in 40 km uzağındaki Yamanlar Dağında bulunan Karagölün olduğu yerönceleri bir köydür. Hz. Hızır dilenci kılığında köye gelir ve yardım ister. Bir kadının dışında hiç kimse yardım etmez. Hz. Hızır, bu kadını yanına alarak köyü terk eder. Köy suya batar, insanlar da balık olur. Köyün battığı yerde oluşan gölün suyunun rengi siyah olduğundan göle Karagöl denir (Ayva, 2001: 255).

Yukarıdaki efsanede Hz. Hızıra köylülerin yardım etmemesi bu olumsuz sonucu hazırlamıştır. Nitekim sonuçta köyün suya gark olmasıyla birlikte oluşan göl kara ile adlandırılmıştır.

Yorumlar

sevgi ozyegin dedi ki…
Merhabalar,

ülkemizin ciddi esiklerinde biride kültüreksikliği olduğu kanısındayım. Verdiğiniz güzel bilgiler için teşekkür ederim. İnsan yaşadığı çevre hakkında efsanleri bilgileri aldıkça mekanı daha cok sever, hayatın tadına varbilir.
İyiki varsınız
Sevgi Özyeğin

Bu blogdaki popüler yayınlar

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE BORNOVA’DAKİ CAMİİ, KİLİSE, HAVRA VE MEZARLIKLAR

YUNUSZADE AHMET VEHBİ (ÜNLÜ) MÜDERRİS/VAİZ/ŞAİR

PATERSON KÖŞKÜNÜN HÜZÜNLÜ HİKAYESİ