Konya Ermenileri
KONYA’DA ERMENİ VARLIĞININ TARİHSEL İZLERİ
Osmanlı döneminde Konya ve çevresi, farklı inanç ve toplulukların birlikte yaşadığı önemli merkezlerden biriydi. 20. yüzyılın başlarına kadar Ermeni nüfus, Konya’nın sosyal ve ekonomik hayatında belirgin bir yer tutmaktaydı. Ancak bugün bu köklü topluluktan geriye yalnızca arşiv kayıtları ve silinmiş mekânsal izler kalmıştır.
1915 ÖNCESİNDE KONYA VE İLÇELERİNDE ERMENİLER
Resmî kayıtlar ve patrikhane verilerine göre 1915 öncesinde Konya vilayetinde binlerce Ermeni yaşamaktaydı. Konya şehir merkezinde, özellikle Yukarı Alaaddin çevresinde yoğunlaşan Ermeni nüfusu 4 binin üzerindeydi. Bu bölgede iki kilise ve bir kısmı oldukça nitelikli olan dört okul bulunuyordu.
Akşehir’deki Ermeni nüfusu ise şehir merkezinden daha kalabalıktı ve yaklaşık 5 bin kişiden oluşuyordu. İlçede iki kilise ve dört eğitim kurumu faaliyet gösteriyordu. Karaman, Ereğli, Seydişehir ve Ilgın gibi yerleşimlerde de hatırı sayılır Ermeni cemaatleri mevcuttu. Her birinde kiliseler, okullar ve yerleşik mahalleler bulunmaktaydı.
EKONOMİK VE KÜLTÜREL HAYAT
Konya Ermenileri özellikle zanaat alanında öne çıkıyordu. Dokumacılık, halıcılık, yün işleri, nakış ve küçük esnaflık başlıca geçim kaynaklarıydı. Karaman’daki Ermeni ustalar ise şarap üretimiyle ün kazanmıştı. Bu üretim faaliyetleri, bölgenin ticari hayatına önemli katkılar sağlıyordu.
TEHCİR DÖNEMİNDE KONYA’NIN AYRICALIKLI KONUMU
1915 yılında çıkarılan tehcir kararının uygulanması, Osmanlı coğrafyasında her bölgede aynı şekilde gerçekleşmedi. Konya, bu açıdan istisnai vilayetlerden biri oldu.
Ereğli’de halk arasında “Deli Mustafa Ağa” olarak bilinen yerel bir kanaat önderi, Ermenilerin gönderilmesine açıkça karşı çıkarak birçok kişinin yerinde kalmasını sağladı. Aynı dönemde Konya Valisi olan Artin Celal (Celal Bey), tehcir emirlerini vicdanına aykırı bularak uygulamayan nadir Osmanlı bürokratlarından biri olarak öne çıktı.
Celal Bey, görev süresi boyunca Konya merkezinde kalan Ermenilerin evlerine dönmesini sağladı; Akşehir ve Ilgın’da tehcir uygulanmasına izin vermedi. Farklı bölgelerden Konya’ya sevk edilen on binlerce Ermeni muhacirin gönderilmesi yönündeki baskılara ise direndi.
RESMÎ KAYITLAR VE NÜFUSUN AZALIŞI
Talat Paşa’nın özel notlarına göre, tehcir sonrasında Konya’daki Ermeni nüfusu ciddi biçimde azaldı. 1917 yılı itibarıyla sayıları yaklaşık 3 bine kadar düşmüştü. Buna rağmen Konya, İzmir, Aydın, Antalya ve Kütahya gibi bazı bölgelerle birlikte tehcirin sınırlı uygulandığı yerler arasında yer aldı.
Savaş sonrası dönemde Konya’daki Ermenilerin büyük bölümü, mallarını satarak İstanbul’a ya da Avrupa ve Amerika’ya göç etti. Bu göç, zorunlu olmaktan çok güvenlik ve gelecek kaygısıyla gerçekleşti.
KAYBOLAN MAHALLELER, YIKILAN YAPILAR
Konya’da “Mahalle-i Ermeniyan” olarak bilinen yerleşim alanı, bugünkü Çiftemerdiven Mahallesi’ydi. Osmanlı vergi defterlerinde bu mahallede yaşayan Ermeni esnaf ve zanaatkârların isimleri, meslekleri ve ödedikleri vergiler ayrıntılı şekilde yer almaktadır.
Bugün bu mahalleden, kiliselerden ve okullardan neredeyse hiçbir somut iz kalmamıştır. Yapılar ya yıkılmış ya da farklı amaçlarla kullanılmıştır.
BUGÜN KONYA’DA ERMENİLER
Günümüzde Konya ve ilçelerinde resmî olarak yaşayan Ermeni nüfusu bulunmamaktadır. Bazı ailelerin geçmişlerini gizleyerek yaşamlarını sürdürdüğü iddiaları ise net verilerle doğrulanabilmiş değildir.
Bir zamanlar Konya’nın ekonomik, kültürel ve sosyal dokusunun parçası olan Ermeni topluluğu, artık yalnızca arşiv belgelerinde, hatıratlarda ve silinmiş mahalle adlarında yaşamaktadır.
KISA DEĞERLENDİRME
Konya örneği, Osmanlı’nın son döneminde yaşanan büyük kırılmaların yerel ölçekte her zaman aynı biçimde yaşanmadığını göstermektedir. Vicdanıyla hareket eden idareciler ve halkın bir kısmı, zor zamanlarda insani duruş sergilemiştir. Ancak sonuçta, çok kültürlü bir şehir yapısı tarihin akışı içinde ortadan kalkmıştır.
Yorumlar